27.1.10

yine.

ne zaman uykusuz kalsam aklıma sen geliyorsun. neyse en azından geliyorsun. time machine yazılarım devam eder mi bilmiyorum ?! ünlem vurgu falanda hak getire dimi? off insan azcık özenir. hayatımda bari birşey cicili bicili olsun. odamda sünnet çocuklarının odasına döndü. ne diye alıp astıysam o tülleri...
Bu ne berbat bi korkudur yahu. örümceklerden nefret ediyorum.Tamam belki onlarda beni sevmiyordur. Ama ben daha çok sevmiyorum bi kere! Ya adam utanmadan balkonun içine kadar girmiş. Resmen kolbastı oynuodu! ).
. Örümcekte kolbastı oynuo evet!
Bu öyle bi hastalık ki elektrik verilmiş insanı tutarsın da sende başlarsın ya sallanmaya, bi tutan bi daha bırakamıo. Bi amacı olsa gamda yemicem. Sevimsiz bi oyun.
Neyse evet örümcek… ben örümcek sevmem. Örümcek sevenide sevmem. Kefen falan olayına girdiğimde mümkünse benim kefenim bi top kumaştan olsun. İpek böceğinin kozası gibi sevimli sevimli uyuyim. Ölmek denmez belki o zaman. Hem örümceklerde gelmezler bedenime.
Direk bastım terliği üzerine. Nasılda besiliydi haYIn. Sevimsiz… Böwyykkk yaa…
Bi de ince ince bacakları var. Ben böyle hayvandan korkarım arkadaş. Napıcağı belli diil. Hadi köpekten kediden korkulmaz. Niye? Çünkü hayvanın kapasitesi belli. Uçamaz edemez anca koşar peşinden, bilemedin ısırır. Ama örümcek öyle mi? Her an ensende hissedebilirsin o ince bacaklarını. Bi keresinde bi kadının kulağına yuva yaptığını bile okudum! Eee bi defa da kaç yavrusu oluyo bunun? Düşünsene bi! Hayır bi de En azından köpek belli oluyor geldiğinde. Bi ses çıkartıyor. Bu sevimsizler hem her deliğe girebiliolar, hemde sessizler, hemde çok yavruları oluo, hemde pisler… Evet pisler! Hiç haz etmiyorum. Yılanı bile daha çok seviyorum ya. En azından belli abii beellliii. Sinsi bunlar. Küçük haşere dedin mi orda durucan! Bi düşünücen!
Off daha kahvaltı da etmemiştim yani. Dedim ben bunlar pis diye iştahım bile kalmadı…
Peh gerçi kalmasa daha iyi ya. O da ayrı bi kuyruk acım ama bilhare ele alınması gereken bi konu olduğunu düşünmekteyim.
Düşünüyorum öyleyse varım! Ama var olmakta istemiyorum. Hayatımın başrolünü oynamayı be-ce-re-mi-yo-rumm… Herşey benim dışımda gelişiyor. E o zaman nasıl benim hayatım oluyo peki bu? Benim hayatta ki görevim figüranlık. Ne biliyim arkadan geçen bi adam olur. Kuru kalabalık olur. Benim de duruşum bu yani. En önde olmayı sevmiyorum. Sessiz ama derinden olucak herşey. Dikkat çekmek istemem. Ama ilgiyide severim. Asıl ben dikkat çekmeyen bi durumdayken, dikkatini çekebildiğim insanları severim. O insanlar ki içlerinde bi pamukcuk dede yatar. O insandan zarar gelmez. Ama ben zaten herkesin dikkatini çekicek bi durumdayken bana gelirsen o zaman senin ne farkın kalır ki?
Kötü gün adamı olucaksın! Bak bana. Bi bak! Ben hep öyle oldum. He şikayette etmedim diil. Güzin Ablacılık rolü bazen bunaltıcı olabiliyor. Ama kapımada gelene git diyemem ki. Hele hissedersem bana ihtiyacı olduğunu, düşmanımda olsa kıyamam.
Sahi benim hiç düşmanım var mı?
Nazar var anacım nazar…
E peki düşman?
Ahhh gözü olanın gözü çıksın!
Çıksın valla ya! Bak şimdi ben de kıllandım. Göz nedir ya? Ben sana o kadar iyilik yapiim sen gel gözünü dik! Oldu mu şimdi? Hı? Yakıştı mı hiç sana?
Kimseyeee etmem şikayet ağlarımm benn halimeee…
Blog yazarken en iyi giden şarkı da bu sanırım. Heöyt hoobeeley…
Bi örümcekten Müzeyyen Senar’ a gelebilmek. İnsanoğlu kuş misali işte sevgili arkadaşım. Kalem pasaport, uçak bileti falan istemiyo. Kalem nedir ya? Eski kafalı olduğum burdan belli oldu mu? Bu konularda, evet öyleyim. Yani yazımı kalemle yazınca daha iyi yazdığıma inanıyorum. O yüzden bunu da yazarken kalem kullanıyomuşum gibi düşünmeye çalışıyorum.
Kesin Ege gülücek bana bu kalem mevzuu yüzünden. Eminim ya eminniimm. Hatta gülerken ağzınıda kapatıcak sıkı sıkı. (Bi gün öyle boğulmasından korkuyorum!).
Ben seni unutmak için sevmedim… Gülmen ayrılık demekmiş bilmedim… Ölmek istedim bir türlü ölmedim. Bu satırlarda eğer okursa Onuy’a gelsin. Evet Y ile Onuy =) Off… Canın rakı ister şimdi senin dimi Onuy =))

okunulası yanını kaybetti bu yazı :S

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder